Güzel ülkemizin güzel bölgesi olan Karadeniz açısından ele alınması gereken sorunlardan birisi Doğu Karadeniz Bölgesindeki Fırtına Vadisinde 1998 yılında temeli atılan ve 1996’dan beri Çamlıhemşin’in değişmez gündemini oluşturan Dilek Güroluk Hidroelektrik Santralidir.Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yeryüzünde korunması gereken 200 ekolojik bölge arasında yer alan Doğu Karadeniz’in cennet köşelerinden Fırtına Vadisi katliama sahne oluyor.Türkiye florasının %28’ini oluşturan yaklaşık 2500 endemik türün , gür ormanların , kaplıcaların , Çamlıhemşinlilerin yüzyıl önce Rusya’da çalışarak yaptırdığı taş konakların, tarihi eserlerin ve yeşilin 27 farklı tonunun mevcut olduğu Fırtına Vadisi’ni kaybetmek üzereyiz.
Çamlıhemşinliler bu santralin fazla faydası olmamakla beraber, inşaat süresince 535 ton dinamitin patlatılarak yeraltında 20km uzunluğunda tünellerin açılmasının ve bunun için 56 bin ağacın kesilmesinin 1. derece heyelan bölgesi olan yörede felaketlere yol açacağını haykırıyor ve dava üstüne dava açıyor.Doğal Hayatı Koruma Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi sivil toplum kuruluşları da desteklerinden mahrum bırakmıyor. Yasalar bile çiğnenerek sit alanı ilan edilen yerde santral için yol çalışması yapılıyor.Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu santralin yapılmasına flora ve faunanın sayısal olarak azaltılmaması şartı ile karar verdi ancak ağaçlar kesildi bile…
Bunca servetin varolduğu Fırtına Vadisini Türkiye elektriğinin yalnızca % 2’sini karşılamak ve yılda ortalama 592,7 GW saat dolayında enerji üretmek için katletmeye değer mi? Projenin ekonomik ömrü ise 20 ya da 25 yıl…
HİDROELEKTRİK SANTRALİNİNİN ÖZELLİKLERİ
Bu santralin özellikleri iki alt başlık halinde incelenebilir: Teknik ve İşletim
Santralin Teknik Özellikleri: Dilek Güroluk Santrali Projesi , Hemşin , Palovit ve Hala dereleri üzerinde üç adet su çevirme ve yönlendirme yapısı ve bunlardan gelecek olan suyu santrale taşıyacak olan iletim tünellerinden oluşmaktadır. Santral Projesi üç adet regülatör , iletim tünelleri ve Hidroelektrik Santralinden oluşmaktadır.
Santralin İşletim Özellikleri: Mayıs 1998 ÇED Raporunda santralin işletim özellikleri olarak şunlar ifade edilmiştir:
Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali 57,3 metreküp/saat kadar olan yüksek akımlardan elektrik enerjisi üretecektir. Bu akım toplam zamanın ise yaklaşık olarak %56’sından oluşmaktadır.
Dilek Güroluk Elektrik Santrali uygun bakım , onarım ve yenileme çalışmaları göz önünde tutulursa toplam ömrü 20-25 yıl olarak tahmin edilmektedir.
Santral Regülatörlerinin rezervuar alanındaki sedimantasyonu önlemek için her yıl taşkın mevsimlerinde regülatör kapakları açılarak , fazla su buradan deşarj edilir.
DOĞAL ORTAM ÖZELLİKLERİ
İklim: Santralin yapılacağı saha Doğu Karadeniz İklim kuşağında yer alır. Bol yağış ve yüksek nem bu iklimi karakterize eder. Fırtına Vadisi boyunca deniz seviyesinden iç kesimlere doğru nem oranının azalmasına bağlı olarak çok farklı iklim farklılıkları göze çarpar. Bu iklim tipinin kendine özgü flora sistemi bulunur.
Bitki Örtüsü: Bölgesel vejetasyon ormanlık alanlardan oluşur. Ormanların doğal yapısı , özellikle yerleşmelerin kurulduğu sahalarda tarım alanlarının azlığı , yöre insanlarının ormanlardan yakacak odun ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptığı ağaç kesimleri ve alt kesimlerdeki orman alanlarının çay bahçesine dönüşmesi ile olumsuz olarak etkilenmektedir.
Hidrografya: Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santrali Projesi kapsamında başlıca dört büyük akarsu bulunur.(Fırtına deresi , Hemşin deresi , Hala deresi ve Palovit deresidir.) Akarsu ağı “Dandritik Akarsu Ağı” özelliğini taşır. Ana vadilere kadar irili ufaklı birçok dere yer alır.
Doğal Kaynaklar: Fırtına Vadisi ve havzası Doğu Karadeniz’in en değerli ekosistemlerinden biridir. Eşsiz doğal kaynaklarıyla hem ulusal hem de uluslar arası düzeyde ün kazanmıştır. Geleneksel yaylacılık sayesinde sahanın önemi ve ehemmiyeti daha da artmıştır. Söz konusu alanın korunması için bir bölümü milli park ilan edilmiştir. Bu havza turizm ve bilimsel çalışmalar için oldukça yüksek değere sahip bir bölgedir.
Peyzaj Değerler: Başta Fırtına deresi , Hala deresi , Hemşit ve Palovit deresi havzaları özellikle dik yamaçlardaki ladin-çam ormanlarının oluşturduğu yüksek bir peyzaj değerine sahiptir. Hızla akan dereler ve dar vadiler ile bu vadiler üzerindeki kemer köprülerin varlığı alanın doğal güzelliklerini arttırmaktadır.
Ormanlar: Bölgede farklı orman toplulukları bulunur. Ormanlar kıyıdan 2200 m yükseğe kadar çıkmaktadır. Alçak kesimler geniş yapraklı orman topluluklarından , daha yüksek yerler ise çamlardan oluşur.
Maden Suları: Bölgede mide ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelen birçok maden suyu bulunur.
Kaçkar Dağları Milli Parkı: Santral projesinin bir kısmı Kaçkar Dağları Milli Parkı içinde yer alır. Milli Park Rize sınırları içerisindedir. Palovit Deresi ve Aydar Platosu parkın kuzey sınırını , Olgunlar köyü ise doğu sınırını çizer. Milli Park 51500 ha’lık bir alana sahiptir. Kaçkar zirvesi 3932 m ile Türkiye’nin en yüksek noktalarından biridir.
Arkeolojik ve Tarihi Kaynaklar: Mili Park sınırları içerisinde iki önemli tarihi eser bulunur. Birincisi Zilkale olarak isimlendirilen eski bir kale diğeri ise Çamlıhemşin’in 40 km güneyindeki “Kale-i Bala” olarak bilinen kale harabesidir.
Turizm Potansiyeli: Yaylacılık önceleri geleneksel bir olay iken günümüzde yerini devlet tarafından desteklenen bir turizm faaliyeti almıştır. Burada bulunan kaplıcada (Aydar Kaplıcası) uzun yıllar iç turizm olayının temeli durumundadır. Ayrıca rafting , konoculuk , trekkıng , yamaç paraşütü gibi sporlarda yapılabilmektedir.
Jeotermal Kaynaklar : Rize ili zengin termal kaynaklara sahiptir. Özellikle Çamlıhemşin ilçe merkezinin 18 km güneyinde bulunan Ayder’de ki termal kaynaklar en önemli kısmını oluşturur. Yaklaşık 1350 m yükseklikteki Ayder yaylasında birbirinden 300 m uzaklıkta yer alan iki sıcak su kaynağı yer alır.
Ayder sıcak su kaynakları romatizma , cilt hastalıkları , bağırsak rahatsızlıkları , gibi birçok hastalıkların tedavisinde çok önemlidir.
DİLEK GÜROLUK HİDROELEKTRİK SANTRALİ’NİN ÇEVREYİ ETKİLEME BİÇİMLERİ
Santralin Çevre/Doğal Kaynaklar Üzerindeki Etkisi:
Gerek tünel açılımı sırasında kullanılan patlayıcılar ve gerekse santral yapım ve işletimi sırasında kullanılmak üzere açılan yeni servis yolları ve bu yolların açılımı sırasında kullanılan patlayıcılar volkanik kayaçlar üzerinde çatlaklara neden olacaktır.
Gerek tünel inşası sırasında gerekse santral amaçlı yol inşası sırasında yamaç dengesinin bozulmasıyla her tipte kütle hareketi oluşacaktır.
Drenaj Özelliklerine Müdahale:
Fırtına , Hemşin , Hala ve Palovit dereleri üzerinde yapılacak olan ünitelerin inşası ve işletim sırasında , dereler üzerinde birtakım müdahaleler yapılacaktır.
Olası taşkınların önlenmesine ilişkin herhangi bir tedbir alınması mümkün olmadığından , yöre halkının can ve mal güvenliğinin sağlanması gerekir.
Tesislerin inşası sırasında baz alınan akım değerlerinin üstünde bir taşkın debisi oluşursa , bu tünellerin seviyesini aşacaktır. Dolayısıyla Fırtına Deresinde erozyon ve artan sediman taşınmasına bağlı olarak vadi boylarında vadi boylarında büyük taşkınlar görülecektir.
Jeomorfolojik Risk:
En önemli jeomorfolojik risk başta heyelan ve benzeri kütle hareketleri ile aşırı yağışlar sonucunda oluşan taşkınlardır. Toprak ve heyelan kaymalarının en büyük sebebi başta , nemli ve bol yağışlı bir iklim , yamaç eğiminin fazla olması , arazinin kil gibi suyu emdikten sonra akışkan hale gelebilir kayaçlardan olmasıdır.
Diğer önemli jeomorfolojik risk ise , yüksek debili değerler boyunca özellikle sonbahar yağışları ve kar erimeleri ile potansiyel tahrip gücü daha da artan akarsu vadisi boyunca görülen taşkın olaylarıdır.
Ayrıca vadinin belirli yerlerinde ki atık depoları da taşkınlar sırasında suyun potansiyel tahrip gücü ile birlikte söz konusu jeomorfolojik risk daha da artacaktır.
Bitki Örtüsü Tahribi:
Başta kızılağaç , kestane , ladin , ıhlamur, kayın , orman gülleri ve karayemiş gibi türlerin bulunduğu yaklaşık 1 ha’lık alan yol inşası için kesilmiştir.
Zilkalesi ve güneyi , Hemşin , Palovit derelerinin olduğu alanda asli ağaç türü ladin olup, kestane , kızılağaç gibi türlerin bulunduğu 5 ha’lık alanda ağaç kesimi yapılmıştır. Ayrıca bölgenin yöredeki yerleşim sahalarının dışında bulunması nedeniyle bu bölgedeki bitki örtüsü de diğer bölgelere nazaran yoğun olarak bulunmaktadır.
Regülatör ve regülatör üniteleri için yeni bir takım tesislerin yapılması mevcut olan bu yoğunluğu bozacak ve buna paralel olarak kaçak ağaç kesimlerini gündeme getirecektir.
Balık Popülasyonu ile Olumsuz Etkileşimi:
Fırtına sisteminin en önemli su canlısı “Deniz Alası” olan balık türüdür. Bu türün en önemli özelliği yaşamının belirli bir kısmını da derelerde geçirmesine neden olan doğal yapısı ve dünyada Kanada’dan sonra bu yöredeki derelerde yaşıyor olmasıdır. Sözü edilen balığın üremek için dereleri kullandığı ve daha sonra denize döndüğü bilinen bir gerçektir. Bu nedenle dereler üzerinde yapılacak her türlü müdahale balığın göç yollarını etkilemesi ve hatta engellemesi nedeniyle büyük önem taşımaktadır.
Santralin inşaat ve işletme faaliyetlerinin sucul hayat üzerindeki etkileri sadece deniz alasına özgü değildir. Yaz aylarında alabalık açısından zengin olan , akarsu yatakları , milyonlarca böceğin bir arada yaşadığı bir ortamdır. Bu böceklerin tümü alabalıklar için bir besindir.
Gürültü Kaynağı:
İnşaat sahalarının hazırlanması ve inşaatın tüm diğer aşamaları boyunca ağır makinaların kullanılması ve iletim tünellerinin açılması esnasında aralıklı olarak yapılacak patlama işlemleri gürültü ve titreşim meydana getirecektir.
Hidroelektrik santrali inşaatı faaliyetlerinden dolayı oluşacak trafik ve gürültüden en fazla etkilenecek yer Çamlıhemşin ilçe merkezidir. Çamlıhemşin’in en işlek caddesi ise çok dar bir görünüme sahiptir.
Dilek Güroluk Hidroelektrik Santralinin Faydaları:
a) Yıllık ortalama olarak 592.7 saat elektrik üretimi yaparak ve ulusal ağa bağlanacaktır.
b) İş imkanları açısından yaklaşık 700-1000 kişi çalışacak (sadece inşaat aşamasında , işletim sırasında ise 10-15 kişi çalışacaktır.)
Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali’nin Maliyeti:
a) Yaklaşık 20 ha’lık proje sahasında , içinde bir çok endemik türün barındığı orman örtüsünün kesimi,
b) İnşaatta kullanılacak patlayıcı maddelerin , yakıtların depolanması ve insan sağlığı üzeride ki etkisi,
c) İşletme faaliyetleri sırasında dere yataklarında su azlığına bağlı olarak su kalitesi bozulmaları (ötrüfikasyon gelişmesi) görülecektir.
d) Kaçkar Dağı Milli Parkı üzerinde fiziki ve peyzaj özellikleri üzerindeki etkisi,
e) Kanada’dan sonra sadece Fırtına sisteminde yaşayan deniz alası üzerindeki etkisi,
f) Olası taşkınlarda herhangi bir tedbirin alınmaması ve böyle bir tedbirin mümkün olmaması yöre halkının can ve mal güvenliğini olumsuz etkileyecektir,
g) Elde edilecek elektrik enerjisinin naklinin insan çevre ve insan üzerindeki etkisi yüksek gerilim hattı köy ve mahalle gibi yerleşmelerden geçecek ve dolayısıyla bitki örtüsünü etkileyecektir,
Fırtına Deresi Havzası gelişim planı kapsamında yapımına başlanan Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali inşaatı Fırtına Vadisi doğal ortam şartları ile etkileşimi iki aşamalı olarak gerçekleşecektir.Santrali’in inşaatı sırasındaki faaliyetler ve santralin işletme aşamasındaki faaliyetler:
Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali İnşaatı Aşaması
1) İnşaat faaliyetleri (bina,yol vb.) ile yapılan kazı çalışmaları her türlü kütle hareketleri ve erozyon için tetikleyici rol oynamaktadır.
2) Genişletilecek ve yeni yapılacak yollar ile bu jeomorfolojik problemler daha geniş çaplı olarak doğal kaynaklar ile can ve mal kayıplarına neden olacaktır.
3) İnşaat sırasında patlamalar neden oldukları çatlaklar ile su kaçışlarına neden olarak sahanın hidrografik özelliklerinde değişimler meydana gelecek.
4) Hidroelektrik santrali ve ünitelerinin inşaat faaliyetleri boyunca : Çamlıhemşin-Zilkale-Meydan-Çat yolunun genişletilmesi,Palovit ve Hemşin Regülatörlerinin inşaat sahası ile bu bölgelere gerekli hizmetin götürülmesi için yapılacak yeni servis yolları, tünellerin su alma yapısının inşası, inşaat şantiyesinin ve atık sahaları vb gibi unsurlar, Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde kalmakta ve Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın doğal görünümü bozulacaktır.
5) İnşaat süresinin tamamında ve özellikle Hemşin ile Palovit Regülatörlerinin inşaat edileceği ilk üç yıl boyunca Çamlıhemşin-Zilkale-Meydan-Çat yolu üzerindeki trafik yoğunluğu artacaktır. Bu yoğunluğa bağlı olarak mevcut yolun dar oluşu nedeniyle kaza riski artacaktır.
6) Milli park sınırı içinde büyük bir Regreatif değere sahip olan Zilkalesi , Palovit ve Hemşin Regulatörü inşaat sahasına giden yol, kalenin hemen yanında bulunduğu için artan trafiğe bağlı olarak olumsuz yönde etkilenecektir.
7) Özellikle Fırtına Deresi havzası sisteminde bulunan deniz alası ,inşaat faaliyetlerinin büyük bir kısmının gerçekleştirileceği Hemşin , Hala ,Palovit ve Fırtına Derelerinin bulanıklılığı ve sediman taşımasını artırmasına bağlı olarak olumsuz yönde etkileneceği hatta yok olması gündeme gelecektir.
İnşaat sahalarının hazırlanması ve inşaatın tüm diğer aşamaları boyunca ağır makinelerin kullanılmasına ve iletim tünelinin açılması esnasında aralıklı olarak yapılacak patlama işlemlerine bağlı olarak gürültü ve titreşim olacaktır. Bu unsurlardan en fazla Çamlıhemşin ilçe merkezi ,Hala ve Hemşin Derelerinin birleşim noktasında yer alan ilköğretim okulu etkilenecektir.
9) İnşaat aşamasında asfaltsız yollardaki trafik akışı, iletim tüneli inşası ve regülatörlerin (Hemşin,Palovit ve Güroluk Regülatörleri ) temel kazıları sırasında çıkacak olan malzemenin bir kısmı mevcut yolu ıslah çalışmaları kapsamında agrega elde etmek amacıyla yapılacak olan kırma işlemleri toz oluşturacak, çevre ve insan sağlığını tehdit edecektir.
10) Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali ve üniteleri( regülatör sahaları, hidroelektrik santrali ve depolama sahaları) için yaklaşık olarak 15 ha’lık bir alanda içinde endemik türlerin de bulunduğu ağaç kesimi yapılacaktır.
11) Hemşin , Hala ve Palovit dereleri üzerinde yapılacak olan santral ünitelerinin(hidroelektrik santrali, regülatörler, iletim tünelleri vb.) inşası sırasında dereler üzerinde bir takım müdahaleler yapılacağından Fırtına Deresi havzasının doğal görünümü üzerinde olumsuz bir etki yapacak hatta yok olacaktır.
12) Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali’nin inşaatı sırasında kullanılacak patlayıcı maddelerin (iletim tünellerinin inşaatı sırasında kullanılacaktır) ve hidrodelicileri, buldozer, mikser, kompresörler,vinçler, ağır tonajlı kamyonlar vb. gibi vasıtalar için kullanılacak yakıtların (benzin,dizel yakıtı vb.) depolanması çevre ve insan sağlığını tehdit edecektir.
13) Vadi üzerinde 15-17. YY.lardan kalma toplam 9 tarihi taş kemer köprü altından su akmayınca işlevini yitirecek, öksüz bırakılacak.
14) Tünel çalışmaları yapılırken kaynak sularımız, kaplıca sularımız kaybolabilecek, insanlar susuz kalabilecektir.
Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali İşletim Aşaması
1) İletim hatlarının en önemli işletme etkileri potansiyel güvenlik tehlikeleri ile ilgili olanlarıdır, yani çevre ve insan sağlığını devamlı olarak tehdit edeceğidir.Çünkü yüksek gerilim hatları köy ve mahalle gibi yerleşmelerden geçecektir.İletim hatları inşası sırasında bu güzergahta bulunan bitki örtüsü üzerinde doğrudan etki yapacak ve beraberinde ağaç kesimleri de olacaktır.
2) İşletme faaliyetleri sonucunda dere yataklarında su azlığına bağlı olarak (Hemşin Deresi üzerinde yaklaşık 12 km.lik bir mesafede ) su kalitesi bozulmaları (yosunlaşmanın artması gibi) görülecektir.
3) Hemşin ve Hala Regülatalerinden Fırtına Deltasına kadar olan vadi kısmında su miktarının azalmasına bağlı olarak , vadi tabanlarında gelişmiş bulunan bitki örtüsü büyük oranda olumsuz etkilenecek hatta yok olacaktır.
4) Hidroelektrik santraline iletim tünellerinden gelecek su, elektrik enerjisi ürettikten sonra, kuyruk suyu deşarjı yapılacaktır.Santral bölgesi Çamlıhemşin ilçe merkezinin çok yakınında bulunması nedeniyle söz konusu deşarj neticesinde oluşacak seviye yükselmesi büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
5) Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali Regülatörlerinin rezervuar alanındaki sedimantasyonu önlemek için taşkın mevsimlerinde regülatör kapakları açılacak ve fazla su buradan deşarj edilecektir. Böylece dere yatağına bırakılan ani akımlar nedeniyle can ve mal güvenliği problemleri oluşacaktır.
6) Mevcut su iletim tünellerine aktarılacağı için yerel halk dere yatağına Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali inşaat ve işletim çalışmaları öncesinden olduğundan daha sık girmeye teşebbüs edebilecektir. Böylesi durumlarda santralde olabilecek ani bir arıza sonucu iletim tünellerine su alınması kesildiğinde regülatör noktalarında oluşan su dolu savaklardan dere yatağına verilecektir. Bu nedenle insan ve diğer canlılar üzerinde büyük bir tehdit unsuru oluşturacaktır.
7) İnşaat faaliyetlerinin deniz alası üzerindeki olumsuz etkisi işletim sırasında da dere yatağındaki su azlığına bağlı olarak devam edeceği anlaşılmıştır.
Turizmde hızla gelişen Çamlıhemşin’in bu potansiyeli (Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre 5 yılda yöreye gelen turist artış hızı % 5574’tür) bu proje ve sonrasında uygulanması düşünülen 8 adet hidroelektrik santrali ile birlikte sona erecektir.
Ve en önemlisi bu proje ve arkasından gelecek Çamay Hidroelektrik Santrali, Doğanay Hidroelektrik Santrali, Hisarcık Hidroelektrik Santrali, Çat Hidroelektrik Santrali,Çamlıhemşin Hidroelektrik Santrali, Durak Hidroelektrik Santrali, Dikkaya Hidroelektrik Santralleri ile birlikte Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) ilan ettiği dünyanın 200 ekolojik bölgesinden birisi,UNEP-IUCN gibi dünyanın en büyük doğa koruma kuruluşlarının oluşturduğu Dünya Koruma İzleme Merkezi tarafından Avrupa’daki “Daha iyi korunmaya acil ihtiyacı olan 100 orman”dan biri, dünyada koruma öncelikli 217 endemizm alanından biri ve yine Doğal Hayatı Koruma ve Bird Life tarafından ilan edilen ülkemizin 100 önemli kuş alanından birisi olma özelliğine sahip FIRTINA VADİSİ YOK EDİLMİŞ OLACAKTIR.
Bu maddelenen sonuçların ışığı altında Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali’nin inşaatı ve işletimi aşamalarında Fırtına Deresi Vadisi’nin doğal ortam şartlarını olumsuz etkileyeceği açık şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu olumsuz etki sadece doğal ortam şartları (jeomorfoloji, hidrografya, toprak, bitki, hayvan vb.) üzerinde sınırlı kalmayacak aynı zamanda da bu sahada yaşayan insan üzerinde de can ve mal kayıplarına neden olarak ikinci bir yönde de etki yapacaktır.Olumsuz etkileşimi doğal kaynak kayıpları ile maddi ve manevi zararlar kapsamında olup geri kazanılması çoğu kez mümkün olmayan değerlerdir.
HUKUKSAL BOYUT
BME Enerji Yatırımları ve Ticaret AŞ.1989 yılında Dilek Güroluk Hidroelektrik Santrali’nin yapımını üstlendi.Büyük tartışmalarla 27 Haziran 1998’de temeli atıldı.Çamlıhemşinlilerin inşaatın durdurulması ve çevre katliamının sona ermesi için açtıkları dava 9 Kasım 1999 günü sonuçlandı ve Trabzon İdare Mahkemesi’nin ilk raundunu kazandı ve inşaatın durdurulması kararı çıktı.Yöre halkı umutlandı ama bu sevinç kısa sürdü.Trabzon Bölge İdare Mahkemesi daha sonra bu kararı iptal etti ve böylece santral inşasına yeşil ışık yakıldı.Davaya müdahil olması reddedilen ancak baştan beri Çamlıhemşinlilerin direnişine destek veren TEMA, Fırtına Vadisi’ne herkesin sahip çıkma çağrısı yaptı.Ne kadar etkili olurcağı tartışılır ama TEMA bundan sonraki hukuk savaşları ve eylemlerin de hazırlığını yapıyor.
Kaynak : elektrik ödevleri